• Mobil   • Site Haritası   • Webmail   • RSS  



                  

Üye Giriş
E-Posta :
Şifre :
Beni Hatırla
     
    Üye Olmak İstiyorum
    Şifremi Unuttum

ŞİİRLER
YAZILAR / ÖYKÜLER
ÜNLÜ ŞAİRLER/ ŞİİRLERİ
GÜNCEL
SAĞLIK / YAŞAM
 

SON 3 ÜYEMİZ
Döner Temur ÖZEKE
Murat ATA
Ufuk KAHVECİ

İYİKİ DOĞDUNUZ
şahan

HAFTANIN İNCİLERİ
SEVERDİN BENİ
GİTME

SON YORUMLAR
CEYLAN GÖZLÜM
CAN DEDİĞİM Yar diye bastım bağrıma Ses ...
GİTME
SAYIN ; HAYDAR METİN BEYEFENDİ Ş...
SEVERDİN BENİ
SAYIN ; OSMAN GERİP BEYEFENDİ Şİİ...
ANLATAMIYORUM
Çok Teşekkür ederim Müzeyyen hanım. Sevgiler....
SORU İŞARETİ
YÜREĞİNİZE SAĞLIK ...
ANLATAMIYORUM
çok güzel dizeler emeğinize ve yüreğinize sağlık...
YAZIKLAR OLSUN SANA
SAYIN ; MEHMET ALİ IŞIK BEYEFENDİ ŞİİRİNİZ ’’ YAZ...
YALNIZLIĞIMI YÜZÜME VURMA
SAYIN ; AHMET NEVZAT UÇAR BEYEFENDİ ŞİİRİNİZ ’’...
SOHBET KÜRSÜSÜ İHLALİ...
BALIK Yılkı atı benzeri bakışları Terkedilmi...
ESKİYE ÖZLEM
10 Ocak 2018 Çarşamba 22:00
12
14
16
18


 

Aklım ermeye başladığından bu güne kadar, baba, anne, amca, dayı, abi abla yakın akrabalar bir yana, bizden büyük olanların karşısında saygıda kusur etmek, onların söylediği laftan, emirden dışarı çıkmak, büyüklerimizin yanında uzanıp yatmak, ayak uzatıp oturmak, onlardan müsaade almadan lafa girmek saygısızlık yapmak haddim olmadı. Biz büyüklerimizden böyle görmüş böyle öğrenmiştik. Öyle ki; Genç evliler büyüklerin yanında eşleriyle yan yana oturmaz hatta çocuğunu büyüklerin yanında kucağına alıp sevemezdi. Ha bu çocuklarımızı sevmediğimizden değil, büyüklerimizin yanında ayıp olur diye yapmazdık. Daha bizden biraz öncelere gittiğimizde, gelinler kayınbabanın yanında yüksek sesle konuşmaz, sesini duyurmaz gelinlik yaparlardı. Güzel bir adet miydi? Orası tartışılır. Şimdi bunlar da nereden çıktı diyeceksiniz?
Parkta, el ele şakalaşıp gülüşerek telefonla öz çekim yapan gençleri gören altmış beş-yetmiş yaşlarında bir kişinin arkadaşına, “Biz Dünyaya erken gelmişiz” dediğini duyduğumda, acaba dedim; Acaba biz mi daha şanslıyız, bizden kırk-elli yıl sonra dünyaya gelenler mi?
Ben 57 yaşındayım. Bir an çocukluk ve geçlik yıllarıma gittim. O zamanlar insanlar arasında saygı sevgi, samimiyet, yardımlaşma sıcak bağlar vardı. Sokakta oynarken bir komşumuz çocuğuna verdiği yiyecekten, diğer çocuklara da verirdi. Acıktığımız da yakın bir arkadaşımızın evine gidip, su içip yemek yiyebiliyorduk. Ayrı gayrımız yoktu. Herkes bir aile gibiydi. Sevinçler beraber, üzüntüler beraber paylaşılırdı. Şimdi mahalleli birbirini değil aynı binada oturup birbirini görmeyen tanımayan insanlarla dolu. Bir büyüğümüze yardım etmek elindeki eşyayı alıp taşımak için yarış yapardık. Şimdi öyle mi ya?
Evet, o zamanlar yoksulluk vardı. Bir öğünde çeşit çeşit yemekler değil, aynı tabakta bir çeşit yemek yerdik. Dolaplar dolusu elbiselerimiz, ayakkabılarımız yoktu. Bir veya iki pantolon, yamalı çoraplar… Her evde ütü olmazdı. Ütü olsa, ütüyü ısıtmak için köz olmazdı. Akşamdan pantolonları döşeğin altına serer, döşek ütüsü yapardık. Kemer olmadığı için belimizi iple bağlardık.
Mutluyduk ve şükretmesini biliyorduk.
Haberleşme mektupla yapılır, bayramlarda tebrik kartı yollardık sevdiklerimize. Acil durumlarda Telgraf çekilir, daha acil durumlarda, postanelerden birbirine bağlatarak telefon görüşmesi yapılırdı. Elektrik büyük yerleşim yerlerinde vardı. Köylerde idare, gaz lambası, daha sonraları gazyağı veya tüplü lüks (bol ve beyaz bir ışık veren, hava basınçlı bir tür petrol lambası) kullanılırdı. Her evde olmayan, pilli radyolar vardı. Daha sonraları plak, teyp ve elektrik gelen yerlere tek kanallı siyah beyaz televizyonlar yaygınlaşmaya başladı. Akşamları televizyon olan evlere toplanılır, İstiklal Marşıyla kapanana kadar televizyon seyredilirdi.
Ahh o günler.
Şimdi akıllı evler, her evde birkaç tane televizyon, her aile ferdinde birer akıllı telefon, ayrı odalarda ayrı diziler seyrediliyor. Kimi tablette kimi bilgisayar başında vakit geçiyor. Aile içerisinde muhabbet istişare kalmadı. Aynı odada oturulsa bile, ellerde telefon herkes kendi sanal âleminde…
Sevdiğinden, yakınlarından, ailenden mektup beklemenin başka bir heyecanı vardı. Şimdi ki geçler gibi görüntülü konuşmak, öz çekim yapmak şöyle dursun, sevdiğimiz çeşmeye gelirde uzaktan bir kez görürüm diye saatlerce beklemenin, sevinç ve heyecanını yaşamak başka bir güzellikti. Böyle bütün bunları düşündüğümde de, hem o eski günleri yaşadığım için, hem de bu devre ayak uydurabildiğim için kendimi çok şanslı sayıyorum. Şimdi ki nesil içinde o güzelliklerden mahrum kaldıkları için üzülüyorum.
Şimdi her şey bol, her şey var. Fakat o yaşama sevinci, yardımlaşma insanlık yok. Ya da bana öyle geliyor.
Bazen arıyorum o günleri…

ESKİYE ÖZLEM (Çocukluğa)

Şimdi gençler o günleri bilemez
Gençliğimi gizlemeyi özledim
Üç beş kişi bir yorganı ilemez
Yün döşeği yüzlemeyi özledim.

Sabah erden çorbamızı içerdik,
Tırpan ile gider ekin biçerdik,
Gömleklerden iki düğme açardık
Köy içinde sözlemeyi özledim.

Anam erden yayıkları yayardı
Ekmek için tandırı da kayardı
Taze yağı arasına koyardı
Mis kokulu bazlamayı özledim.

Boş kaldıkça Tülüce’ye giderdim,
Merkep ile bir yük odun ederdim,
Daha sonra gider oğlak güderdim.
Eşek binip bizlemeyi özledim.

Odununu ben çekerdim sobamın
Karşılığı ısınmaktı çabamın.
Akşam olup iş çıkışı babamın
Yollarını gözlemeyi özledim.

Rüzgâr çalar dudaklarım kururdu,
Anam benim başucumda dururdu
Krem yoktu, yapay ilaç vururdu
Acıları nazlamayı özledim.

Kış günleri karda kızak kayardık
Kimler fazla düştü onu sayardık
Yaz günleri darı yolar soyardık
Ateş yakıp közlemeyi özledim.

Dam üstünde gülle oynar çağlardık
Yağdığın da yağmur damı loğlardık
Belimizi çaput iple bağlardık
Utanarak gizlemeyi özledim.

Göletlerde derelerde yüzerdik
Akşamüstü köy içinde gezerdik
Bir pantolu yıkar yıkar dizerdik
Döşek altı düzlemeyi özledim.

Çoğu zaman harçlıkları katardık
Fasulyeyle nohut toplar satardık
Yaz günleri dam üstünde yatardık
Yıldızları izlemeyi özledim.

Mahir der ki o günlerim güzeldi
Lastik çarık ile tüm gün gezerdi
Ayak kokar cümle âlem bezerdi
Kundurayı özlemeyi özledim.


Mahir BAŞPINAR
Okunma Sayısı : 908

“Bu eser’in her türlü telif hakkı şairin veya yazarın kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.”

  Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış

  Yorum Ekle



Erişim yapmaya çalıştığınız içerik için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Lütfen üye girişi yapınız...





+ Benzer Haberler
» ŞİİR SANDALI
» YENİ BİR MEKTUP YAZMANIN VAKTİ GELMİŞTİ
» DİNSİZ JAPONLAR!
» GÜLÜM HARİKALAR DİYARINDA
» ŞERH DÜŞTÜK TARİHE
» BAYILIYORUM TÜRKÇEYE
» ŞAİRİN ÇİLESİ
» RUHUN ŞAD OLSUN ATA’M
» AÇIL SUSAM AÇIL
» BURAYA ERKEK OTURDU MU?
» CESETLER BİRİKTİRİYORUM
» ŞEHİDİN ANNESİNE SON MEKTUBU
» KORİDOR
» BİR YOLCULUĞA DAİR DUYGU ZAPTI
» GELİN-KAYNANA
» İDAM SEHPASI
» KORNACI MİLLETİZ VESSELAM!
» YAKININDAYIM BABA
» NEREYE GİDİYORUZ?
» ALT YAZI


Site İçi Arama

DUYURULAR
» İPHONE CEP TELEFONUNDAN RADYOMUZU DİNLEMEK
İÇİN CEP TELEFONUNUZUN ARAMA MOTORUNA www.radyomavieylul.net/m ADRESİNİ GİRİNİZ VE "play" TUŞUNA BASINIZ.


» ANDROİD CEP TELEFONUNDAN RADYOYA GİRMEK
ve kesintisiz dinlemek için "PLAY STORE" tuşundan "Radyo Mavi Eylül" radyomuzu cep telefonunuza indirebilirsiniz. Radyomuz otomatik açılacaktır. Radyomuz çalarken başka sayfalarda gezinebilirsiniz. Açılan radyo sayfasının sol altındaki "sarı zarf" simgesini tıklayarak, istek gönderebilirsiniz. Dilerseniz, Googleden "Radyo Mavi Eylül" ANASAYFASINA ulaşıp, giriş yaparak SOHBET KÜRSÜSÜNE ulaşabilirsiniz.


» SOHBET KÜRSÜSÜ İHLALİ...
Sohbet kürsüsünde, din, siyaset ve parti konularında yapılacak atışmalarda veya kürsüye 7-8 mısradan daha uzun şiir asılmasında, o kişi yada kişiler 24 saat banlanacak, tekrarları söz konusu olduğunda üyeliği silinecektir…


» HAFTANIN İNCİLERİ
Haftanın incileri köşemizde duyurulan şiir ve yazılar, her pazartesi gecesi canlı yayınımızda radyomuzda okunmaktadır.


» RADYO MAVİ EYLÜL’DE CANLI YAYINLAR...

Tüm dost ve arkadaşlarımızı şiirlerle harmanlanıp, şarkılarla demleneceğimiz radyo gecelerimize bekliyoruz..


 
Ziyaretçi Defteri


YAZARLAR
 
Yurdagül
ÖZAY
 

 
Gülayse
DELEN
Sağlık / Yaşam

 
Şuayip
ODABAŞI
Ölüler Kentinin Ozanı

 
Yasemin
ÖZKAYA
 

DOST SİTELERİMİZ
Edebiyat Defteri
Antoloji
Türk Dil Kurumu
Edebiyol
Sinobil
FAYDALI LİNKLER
Belediyeler
Hastaneler
T.C Kimlik sorgulama
Dünya Haritası
Önemli Günler

Takvim

Radyo Mavi Eylül.Net Bir Müzik ve Edebiyat Platformudur.
Tüm Hakları Saklıdır 2013