SOHBET KÜRSÜSÜ
ANASAYFA GERİ
AZİZ MEMLEKETİM
14 Nisan 2018 Cumartesi 01:00


Söylenmemiş söz
Yazılmamış vasiyetti son bakışın
Söyleyecek sözlerini yazdım
Özlemini anlattım Elaziz’e
Dağına taşına, memleketin…
Ramazan davuluna,
Yıkılmış evinin avlusuna.
Geçtiğin sokaklardan geçtim,
Senin dik başınla yürüdüm,
Onurlu duruşunu durdum oralarda
Babamm
Ramazan davulunu bekler
Cepkeni köstekli delikanlım.
İzzetpaşa mahallesinin gecesi
İnceden ve uzaktan gelen, gırnata sesi
Üç ayak oyun havası,
Beynime kazınmış aksak ritim şarkısı,
Dizler kırılır, topuklar vurulur…
Yanık bir türkü,
Keyifli bir andır babam…
Ben aslında seni de özlemişim
Sen
Harput ‘un mübarek toprağı,
Ben başına yağan kar,
Sen arkamda karlı, koca dağ…
Sen memleketin uzaktan gelen davul sesi…
Bilirim, yaklaşsam kaybolacak siluetin
Bilirim sen benden çoktan gitmişsin…

Özlemişim…
Memleketimi
Hem de seni.
İlle de geçeceksin sevdiceğim
Kömürhan köprüsünden,
Senin yolun daha ötedir,
Soluğunu benden al,
Aşın suyun benden olsun,
Toprağınım, yolunum,
Duru suyunum…
Benim gençliğimdir senin mahallen,
Acılardan süzülen pekmez kadar şerbettir aşkım
Memleketim…
Tazeliğim, saflığım…
Elim tutuldu, gözüm kapandı.
O, beni gül dudağımdan öptü
Ben de onu gözlerinden
Ayrılık oldu bu yüzden…
Hele sen bana bir ağın türküsü söyle…
Bir de memleketimin şarabından koy
Babası belli yerden
Anası Zenteriç’in üzümünden
Buz gibi bağbozumu olsun.
Yıllanmaz bizim şarabımız,
Sabrımız yoktur acıya da aşka da
Su gibi azizim, su gibi
Memleketim gibi aziz…
“Henüz değmişim; on üç on dört yaşına
Gurban olam toprağına taşına…”
Bu aşkın şarkısıdır,
Bu hüzünlü söyleyiş hasrettendir
Ürpertir içini, dağların sesi
Yanık türkülerin göz yaşları uğurlar seni,
Bilir bu bir ayrılıktır.
Ağzında acı bir tat kaldı bu topraktan
Yüzü yoktur bir daha çağırmaya
Bilir suçunu
Hak etmedin çektiğin acıyı,
Bilir…
Ve gecenin karanlığında
Doğmamış
Ve adı konmamış
Kızların ve oğulların uğurlar seni
Ağlar
Ağlatır
Kanatır
Uğurlar seni…
Her rüzgarla gelir sesleri
“Git ama unutma bizi…’’

 


Benzer Haberler