SOHBET KÜRSÜSÜ
ANASAYFA GERİ
ÇAN
26 Nisan 2018 Perşembe 00:00



Hafif bir şekerleme
Sırtımda soğuk terleme

Derken topladım ağı
Ağda alaca buzağı

Gözüm sürünün izinde
Salladım epey dizimde

Nağmeler söyledi rüzgâr
Dolaştım durdum sitemkâr

Bıraktım avâre gezmeyi
Sürdüm ateşe cezveyi

Attım dereye oltayı
Vurmuşum taşa baltayı

Takılmış çalıya Mehtap
Mehtap değil bir afîtap

Şöyle bir baktım nabzına
Serdim kilimi omzuna

Anlattı bana Neşe’yi
Dönmüş meğerse köşeyi

Mehtabı attım dereye
Misine çektim geriye

İğnemde batık gemi
Papirüsten üç yelkeni

Önümde kaptan köşkü
Panodan düşmüş aşkı

İskele altı kasa
Dağıldı gitti tasa

Çekmece dolu yakut
Tacı sorgucu unut

Attım dereye kasayı
Sıkı tutun Musa’yı

Bilmez uzunu kısayı
Atacak şimdi masayı

Gönder tavşan kanı çayı
Unutma çana vurmayı

Aralık 2017



*** Avcıların toplandığı meclislerde fazla atan olduğunda çana vurmak adettendir

 


Benzer Haberler