SOHBET KÜRSÜSÜ
ANASAYFA GERİ
SARIKAMIŞ’TA
24 Aralık 2017 Pazar 02:00



Günlerden 22 Aralık 1914, ayaz mı ayaz.
Öyle bir rüzgar esti ki Allahuekber Dağların’da.
Tedbirsiz Mehmet’im, incecik giyinmiş, sanki mevsim yaz.
Nereden bilsin ki, gelecekti tipi,birazdan da.

Ah, can Mehmet’im, aç, susuz karlı tepelerde.
Elleri üşüyor, tutamıyordu mavzerin tetiğini.
Aklı ise hep yavuklusunda, sevdiklerinde.
Böyle bir kar boran, hiç görülmemişti.

Kınalayıp yolladı doksan bin ana, Mehmet’ini..
Filiz kuzular, daha on beşinde idi, bir gecede büyüdü hepsi.
Gömüldü karlara, bedenine kefen olacağını önceden hissetti.
Ah, dönüşü olmayan yerdi, Sarıkamış tepesi.

Saçları, kaşları, kirpikleri buz tutmuştu…
Anlamıştı Mehmet’im, ölümün soğukluğunu.
Ölmekten değil, düşmana soğuktan yenik düşmekti, tek korkusu.
Baştakiler alsaydı sanki şu tedbiri, ne olurdu?

Dayandı yine de, aç,susuz ve üşüyerek…
Ne bir sıcak aş, ne bir ateş.
Tek tek düştü karlara Mehmet’im, Sarıkamış’tan yavaş yavaş.
Kiminin anası, kiminin yavuklusu son kez hayalinde, donarak.

Ses ver Allahuekber Dağları, susma!
Binlerce Mehmet’i ,gömdün bir anda.
Kar ile kan, birbirine karıştı Sarıkamış’ta.
Soldu gül yüzler, dondu yürekler ve doksan bin gözü yaşlı ana…


ADANA
22.12.2017
18.00

 


Benzer Haberler