• Mobil   • Site Haritası   • Webmail   • RSS  



                  

Üye Giriş
E-Posta :
Şifre :
Beni Hatırla
     
    Üye Olmak İstiyorum
    Şifremi Unuttum

ŞİİRLER
YAZILAR / ÖYKÜLER
ÜNLÜ ŞAİRLER/ ŞİİRLERİ
GÜNCEL
SAĞLIK / YAŞAM
 

SON 3 ÜYEMİZ
Ayşen DAŞKIN
Döner Temur ÖZEKE
Murat ATA

İYİKİ DOĞDUNUZ
Çetin_Denizalp
çalıkuşu

HAFTANIN İNCİLERİ
SON DURAK
ŞUNCA VARLIĞI SATIRLARA SIĞDIRAMAYIP
AY
HEYDER BABA

SON YORUMLAR
ŞUNCA VARLIĞI SATIRLARA SIĞDIRAMAYIP
Tüm yüreğimle ve samimiyetimle teşekkür ediyorum. ...
HEYDER BABA
SAYIN ; MEHMET ALİ IŞIK BEYEFENDİ, ŞİİRİNİZ ’...
AY
SAYIN ; MURAT ÖZTÜRK BEYEFENDİ, ŞİİRİNİZ ’&#...
ŞUNCA VARLIĞI SATIRLARA SIĞDIRAMAYIP
SAYIN ; GÜLÜM ÇAMLISOY HANIMEFENDİ, ŞİİRİNİZ ̵...
SON DURAK
SAYIN ; AHMET NEVZAT UÇAR BEYEFENDİ ŞİİRİNİZ ’’SON...
CEYLAN GÖZLÜM
CAN DEDİĞİM Yar diye bastım bağrıma Ses ...
GİTME
SAYIN ; HAYDAR METİN BEYEFENDİ Ş...
SEVERDİN BENİ
SAYIN ; OSMAN GERİP BEYEFENDİ Şİİ...
ANLATAMIYORUM
Çok Teşekkür ederim Müzeyyen hanım. Sevgiler....
SINGER DİKİŞ MAKİNASI
07 Nisan 2018 Cumartesi 02:00
12
14
16
18



Benim çocukluğumda yaşadığımız evin içinde ne mobilya nede bizi eğlendirecek televizyon ya da başka bir şey vardı. Radyo bile yoktu, sadece köy kahvesinde vardı. Elektrik yoktu zaten. Kimsenin derdi de değildi cafcaflı eşyalar. “Buzdolabı gördün mü?” Diye sorsak birisine, şeklini tarif edemez. Yiyecekler günlük tüketilirdi. Yemek kalmışsa, güneş görmeyen yere bırakılırdı. Ya da bırakılmaz evin köpeğine kedisine verilirdi. Et kurbandan kurbana, kavurma olurdu, küpe basılırdı. Kemikli etler fırınlanırdı filan. Toprak kaplarda saklanırdı, salça, peynir, turşu gibi yiyecekler.
Mağdur olma gibi bir durum varmış gibi görünse de, borç taksit yapılarak alınan insanların belini büken hiçbir beyaz eşya yoktu. Yeni evlilerin işi iyiydi yani. Bak, yokluk bu yönden iyiydi. Ekmek ve katık olsun, diğer ayrıntılar önemli değildi.
Zamanla ağır ağır değişimler olmaya başladı köylerde. Camilerde, minarelere hoparlör takıldı. İmamalar mikrofondan ezan okuyup, minarenin merdivenlerinden kurtuldular. Köylüler “gâvur icadı bu ses düzeni, şeytanın sesi” deyip, iki gruba ayrılıp köy meydanında, ‘Ankara Meydan Savaşı’ yapıp birbirlerinin kafalarını kırdılar. Ses cihazı isteyenler, gâvur oldu, diğerleri İslam askerleri. Kürekle sopayla, kafası çatlak adamlar dolaşır oldu köy meydanında.
“Değişim” kavgaya tutuşturdu insanları.
Köylerde, “komünist düzeni” olarak anlatılan kooperatifler kurulmaya başladı. Bazı köyler, köyle ilçe arasında gelip giden otobüsler aldılar. Sonrada ön koltuğa oturma yarışları (kavgaları) yapıldı. Düdüklü tencere çıktı. Her eve girdi düdüklü. Kimleri tencerede düdük aradı. “Aşa yinge almış. Benim niyim eksik” rekabetler başladı ağırdan ağırdan. Maşıngalar, saç sobalar… Perdeler, kornişler… Birbirleriyle yarışan kadınlar, para bulmak için beli kırılan erkekler…
Açıldı saçıldı köylüler. Bu açılma o kadar ileri gitti ki, şimdi köylerde yaşayan kimseler yok. Herkes şehirlerin kenarlarındaki varoşlarda, gecekondularda pinekleyip, asalak gibi yaşarken şehirli olduk zannediyorlar kendilerini. Üreten değil, tüketen birer asalak olduklarını fark etmeden yaşayıp gidiyorlar.
Ütüsüz yaşamak süperdi. Sonra kömürlü ütüler süper oldu. “Tüplü ocakla ni gıda goleylik” olmuştu filan. Köylere elektrik gelince, köylünün elinden parasını almak için kurulan düzende yer alan eşyalara, “beyaz eşya” dediler. Beş liralık dolabı, bin liraya satıp milletin iliğini kuruttular. Babaların hayatı, taksit oldu.
Demezler mi hep. “Köylünün malı enayi, zenginin malı sanayi.”
İliğini kurutup, kanını emdiler insanların taksit taksit.
Neyse.
Çok eskilerden yeni evlenecek güzel kız, damattan dikiş makinası istemiş. Kırk koyun satıp bir dikiş makinası almış damat babası. Gelinle damat, gerdek gecesi sabaha kadar dikiş dikmekten, diğer dikme işini unutmuşlar. Yengeler kapıda makine takırtısı dinlemişler.
*
Çocukluğumda hatırlarım. Terziler vardı. Hem de kasabaların her sokağında. Bizim köyde bile birisi bir terzi dükkânı açmıştı. Seri imalat yapıyordu sanki mübarekler. İşleri hep yoğundu. İnsan bedeni, S-M-L-XL-XXL-XXXL gibi kotlamalara maruz kalınca, hazır giyim çıktı. Terziler nalları diktiler. Şimdi paça yapıp, sökük dikiyorlar.
Ancak, konfeksiyondan önce köylerde kızıştırılan rekabet sonucu her eve dikiş makinası girdi. Başköşeye oturdu. Artık kadınlar iğne ile değil, makinayla sökük dikip, yama yapmaya başladılar. Ferace diken, fistan ve don gömlek dikenler çoğaldı. Nazilli basması, Sümerbank pazenleri poplinleri, çiçek gibi açtı, kadınların kızların üstünde.
İşte bu dikiş makinalarının en muteber olduğu günlerde, bir gün köy meydanına bir kamyon yanaştı. Köylüler toplandı başına. Araçtan inen üç kişi, vakit kaybetmeden araçtan bir büyük kutu indirdiler. Kutuyu açıp bir dikiş makinasını kuruverdiler, düz bir zemine. Üzerinde “SINGER” yazan makinayı, öyle bir tanıttılar ki. Evinde makine olan ikinci bir makine alır hale geldi. Adamlar bir fiyat söylediler, bu parayla bir çift öküz alınır. Her öküz 200 kilo et çıkarsa, iki öküz 400 kilo. Et 50 lira olsa, şimdiki para 20 bin lira. Tokata bak!
Adam ardından da patlattı kampanyayı. “Para pul istemiyoruz. Tam bir yıl vade. Bu gün al, seneye bu gün öde! Siz sadece bizden makine aldığınıza dair bir borç senedi imzalayın yeter.”
Köylüler, sürü gibidirler bazen. Birbirlerinin hareketlerine bakar dururlar. Akılları durur. Birisinin almasını beklerler. Birisi bir alsa, almayan kalmaz köyde”
Adam bağırıyor. Bu sene bir liraya al. Seneye iki liraya sat. Sizdikiş makinasını aldığınıza pişman olursanız, seneye iki katına geri alırım, Allah hakkı için!”
Kadınlarda toplandı makinanın başına. Çaput dikenler.
“Eyi dikiyo. Bak galın gumaşları da dikiyo. İne de gırmıyo. Bunla aba potur bile dike isan. Para gazanılır bu makinele…” gibi laflar uçuşuyordu.
Köyden birisi, çıktı geldi. Eve gitmiş, eşiyle konuşmuştu. “Ben alıyom bi tene.” Deyip allınca, gerisi çorap söküğü gibi geldi, herkes sıraya girdi. Araçta makine kalmadı. Mübarekler, sanki dikim fabrikası kurup seri üretim yapacaklar. Bireyselliğe ve bencilliğe bak. Köyde bir dikiş makinası olsa, hepsinin işini görür. Ben! Benim! Sahip olma egosu!
Adam kahvedeki masada, açıp çantasını çıkardığı bir cilt borç senedi tek tek imzalatıp verdi makinaları. Sonrada en önemli açıklamayı yaptı.
“Biz seneye belki gelir belki gelmeyiz. Senetlerinizi bankaya vereceğiz. Siz ilçenizdeki banka şubesine seneye bu gün gidip borçlarını ödersiniz.” Deyip, çekip gitti. Adam kurmuştu kapanı. Yarın başka bir köye gidecekti.
Köylülerin birçoğu, günü gelince ödemişlerdi borçlarını. Bankada para aldığına dair bir makbuz vermişti onlara. Altı ay sonra gelen mektupla, şapşallaştı köylüler. “Dikiş makinanızın parasını ödemediniz. Vadesini geciktirdiniz. Ödediyseniz makbuzu ibra ediniz. Ödemezseniz hakkınızda icra takibi yapılacaktır” gibi. Köylü dayım kaybetmişse makbuzu, yeniden ödedi makinayı. Makinanın iki yönündeki çekmecelerine, ödenti makbuzunu koyanlar kurtuldular bu işten.
Anneler babalar çok oldu rahmetli olalı. Terziler tarihin sayfalarına gömüldü. Hala o makinalar çalışıyor. Kimileri saman damına indirildi. Kimileri hurdacılara satıldı.
O yokluk yıllarının en önemli araç gereçleri mazi oldu, solgun fotoğraflarda. Kaybolup gittiler.
Patates, soğan, ekmek, yoğurt, yumurta alan köylü olur mu?
Üretmeyip satın alan köylü tipi türetildi günümüzde.
Doğal olarak, köylülerde kayboldu. Ancak virane haldeki köyler, yerlerinde bir deve gibi diz çökmüş halde bekliyorlar.
Kaybolmayan, yeniden türeyen sürekli taktik değiştirenlerde, değişmeyen bir zihniyet var. Her dönemde, işbaşında onlar.
Üç kağıtçılar, hırsızlar, arsızlar, madrabazlar… Ticareti hırsızlığa çevirenler… Kısacası yasal soyguncular… İnanç sömürücüleri… Artık bilişim yoluyla dümenler çeviriyorlar.
Saygın hırsızlar çoğaldı velhasıl!
Bunların yırtık vicdanlarını, hiçbir dikiş makinası dikemez.
Bize, garibana batırılan hep “çuvaldız”
Bu insanlar, çuvaldıza da alıştırıldı azizim!
Çuvaldız bizim köylü bizim!
Kime ne!



01.03.2018/Kepez/Çanakkale

Şuayip ODABAŞI
Okunma Sayısı : 761

“Bu eser’in her türlü telif hakkı şairin veya yazarın kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.”

  Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış

  Yorum Ekle



Erişim yapmaya çalıştığınız içerik için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Lütfen üye girişi yapınız...





+ Benzer Haberler
» ŞİİR SANDALI
» YENİ BİR MEKTUP YAZMANIN VAKTİ GELMİŞTİ
» DİNSİZ JAPONLAR!
» GÜLÜM HARİKALAR DİYARINDA
» ŞERH DÜŞTÜK TARİHE
» BAYILIYORUM TÜRKÇEYE
» ŞAİRİN ÇİLESİ
» RUHUN ŞAD OLSUN ATA’M
» AÇIL SUSAM AÇIL
» BURAYA ERKEK OTURDU MU?
» CESETLER BİRİKTİRİYORUM
» ŞEHİDİN ANNESİNE SON MEKTUBU
» KORİDOR
» BİR YOLCULUĞA DAİR DUYGU ZAPTI
» GELİN-KAYNANA
» İDAM SEHPASI
» KORNACI MİLLETİZ VESSELAM!
» YAKININDAYIM BABA
» NEREYE GİDİYORUZ?
» ALT YAZI


Site İçi Arama

DUYURULAR
» İPHONE CEP TELEFONUNDAN RADYOMUZU DİNLEMEK
İÇİN CEP TELEFONUNUZUN ARAMA MOTORUNA www.radyomavieylul.net/m ADRESİNİ GİRİNİZ VE "play" TUŞUNA BASINIZ.


» ANDROİD CEP TELEFONUNDAN RADYOYA GİRMEK
ve kesintisiz dinlemek için "PLAY STORE" tuşundan "Radyo Mavi Eylül" radyomuzu cep telefonunuza indirebilirsiniz. Radyomuz otomatik açılacaktır. Radyomuz çalarken başka sayfalarda gezinebilirsiniz. Açılan radyo sayfasının sol altındaki "sarı zarf" simgesini tıklayarak, istek gönderebilirsiniz. Dilerseniz, Googleden "Radyo Mavi Eylül" ANASAYFASINA ulaşıp, giriş yaparak SOHBET KÜRSÜSÜNE ulaşabilirsiniz.


» SOHBET KÜRSÜSÜ İHLALİ...
Sohbet kürsüsünde, din, siyaset ve parti konularında yapılacak atışmalarda veya kürsüye 7-8 mısradan daha uzun şiir asılmasında, o kişi yada kişiler 24 saat banlanacak, tekrarları söz konusu olduğunda üyeliği silinecektir…


» HAFTANIN İNCİLERİ
Haftanın incileri köşemizde duyurulan şiir ve yazılar, her pazartesi gecesi canlı yayınımızda radyomuzda okunmaktadır.


» RADYO MAVİ EYLÜL’DE CANLI YAYINLAR...

Tüm dost ve arkadaşlarımızı şiirlerle harmanlanıp, şarkılarla demleneceğimiz radyo gecelerimize bekliyoruz..


 
Ziyaretçi Defteri


YAZARLAR
 
Yurdagül
ÖZAY
 

 
Gülayse
DELEN
Sağlık / Yaşam

 
Şuayip
ODABAŞI
Ölüler Kentinin Ozanı

 
Yasemin
ÖZKAYA
 

DOST SİTELERİMİZ
Edebiyat Defteri
Antoloji
Türk Dil Kurumu
Edebiyol
Sinobil
FAYDALI LİNKLER
Belediyeler
Hastaneler
T.C Kimlik sorgulama
Dünya Haritası
Önemli Günler

Takvim

Radyo Mavi Eylül.Net Bir Müzik ve Edebiyat Platformudur.
Tüm Hakları Saklıdır 2013